Datlı Maya açıldığıdan beri şerbetlere olan zaafımızda bir hafifleme ya da azalma göremedik. Hazır içeceklerdense kendi üretebileceğimiz güzelliklerin izindeydik. Uzun süredir yaptığımız Hibuskus ve benzeri şerbetlere bir yenisini daha ekledik. Bu daha afilli, daha şekil şukul bir şerbetmiş hemen fark ettik. İsmi cisminden güzel, şerbetlerin kraliçesi Demirhindi! Bizim kraliçe  de öyle bir şey çıktı ki, adeta şifa iksiri! Cilde, solunum yolu hastalıklarına, miğdeye, kök çakralara anlayacağınız üzere her şeye iyi geliyor canavar. Orijinal Osmanlı tariflerinin derinliklerine indiğimizde Demirhindi yapımı için 20’ye yakın malzeme gerek keşfettik. Neleri değiştirip eklesek de Demirhindi’yi bizleştirsek diye düşünerek bir süre geçirdik, araştırma yapıverdik. Siz diyin günler biz diyelim haftalar, çok geçmeden 10 yeni malzemenin eklenmesiyle beraber Datlı usulü Demirhindi tarifiyle çıkageldik. Klasik Demirhindi tarifinde yer alan beyaz şekeri ekarte etmek bu yolda attığımız ilk en büyük adım oldu. Beyaz şekere veda ederek; meyan kökü, değerli pekmezlerimiz, güney Amerika menşeli organik saf şeker kamışı tozu ve İran’dan gelen safranlı şeker kristallerini kullanmaya karar verdik. İsviçre, Fransa ve Brezilya gibi diyarlardan getirdiğimiz özyağlar, kök ve bitki tozları da eksik olmasın enfes bir karışım çıktı ortaya. İçinde yok yok, afrodizyak arayanlar için peru maca'sından anadolu çakşır otu köküne kadar ne bulduysak koyduk Demirhindi’ye! Her anlamda mutluluk verici bir iksir oldu diyebiliriz.


Okuyucuya iki farklı not: Sevmeyenlere karışımı ilaç olarak kabul edip şıkır şıkır içmelerini tavsiye ederken, hali hazırda sevenlere de bir de alkolle karıştırıp denemelerini tavsiye ederiz, duyduğumuza göre oldukça iyi oluyormuş!


Bekleriz içme(ğ)e!